Edirne’de 2025 Aile Yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen seminerde ebeveynlere, çocuk gelişimi ve ekran kullanımı konusunda önemli uyarılarda bulunuldu. Psikolojik Danışman ve Eğitimci Mehmet Hilmi Eren, 3 yaşından önce telefon, tablet ve televizyonla temasın çocuk gelişimine ciddi zararlar verdiğini vurguladı.
Edirne Valiliği himayelerinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (SODAM) tarafından ailelere yönelik düzenlenen “Eğitimin ABÇ’si: Anne, Baba, Çocuk” başlıklı seminer, Halk Eğitim Merkezi’nde saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı.
Seminerde konuşan Psikolojik Danışman ve Eğitimci Mehmet Hilmi Eren, aile–çocuk iletişimi, sosyal medyanın bilinçli kullanımı, çocukların zeka ve dil gelişimi ile çevresel faktörlerin etkisi hakkında kapsamlı bilgiler paylaştı. Her çocuğun içinde keşfedilmeyi bekleyen bir yetenek ve kapasite bulunduğunu ifade eden Eren, bu potansiyelin özellikle ev ortamında doğru yaklaşımlarla geliştirilebileceğini söyledi.
Ekran bağımlılığına dikkat çeken Eren, 3 yaşından önce ekrana maruz kalan çocuklarda dil gelişimi, dikkat süresi ve sosyal becerilerin olumsuz etkilendiğini belirtti. Bu yaş grubunda ekran kullanımının “çocuğa yapılabilecek en büyük kötülüklerden biri” olduğunu ifade eden Eren, aileleri bu konuda daha bilinçli ve duyarlı olmaya çağırdı.
Zeka gelişimi ile dil gelişiminin birbiriyle doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayan Eren, çocukların kelime dağarcığı ne kadar zenginse zihinsel gelişimlerinin de o ölçüde ilerlediğini dile getirdi. Bu nedenle bebeklik döneminden itibaren çocuklarla bol bol konuşulması ve sağlıklı iletişim kurulmasının önemine dikkat çekti.
Günlük hayatta bebeklerin sıkça telefon ve tabletle oyalandığını gözlemlediklerini belirten Eren, bebek arabalarında ve mama sandalyelerinde telefon tutacaklarının yaygınlaşmasına da tepki gösterdi. “Çocuk, doğayı, ağacı, çiçeği keşfetmesi gerekirken ekrana bakıyor. Lütfen bunu yapmayın ve nazikçe çevrenizdekileri de uyarın” diyen Eren, erken yaşta ekran kullanımının yabancı dile alışma gibi gerekçelerle savunulmasının da yanlış bir yaklaşım olduğunu sözlerine ekledi.
Seminer, ebeveynlerin çocuklarının sosyal, duygusal ve zihinsel gelişimine nasıl daha fazla katkı sunabileceklerine dair farkındalık kazanmalarıyla sona erdi.