Balkan coğrafyasından Anadolu’ya uzanan göçün taşıdığı ortak hafıza, kültürel birikim ve yaşam deneyimi, Bursa’nın toplumsal kimliğinde önemli bir yer tutmaya devam ediyor. Bu köklü miras, genç kuşakların bakış açısıyla yeniden ele alınarak geleceğe aktarılıyor.
Bursa Büyükşehir Belediyesi ile DARD iş birliğinde hayata geçirilen “Göçmen Torunların Gözünden: Balkanların İzi” projesi, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde düzenlenen tanıtım programıyla kamuoyuna duyuruldu. Balkan ve Rumeli göçmeni ailelerin torunları olan 10 üniversite öğrencisinin saha çalışmalarıyla deneyim kazanacağı projede, göçün kültürel izlerinin görünür kılınması ve kuşaklar arası diyaloğun güçlendirilmesi hedefleniyor.
Balkan müzikleri eşliğinde Rumeli mutfağından lezzetlerin sunulduğu etkinlikte konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, projenin kendisi için de ayrı bir anlam taşıdığını belirtti. Kendisinin de bir göçmen torunu olduğunu hatırlatan Bozbey, ailesinin mübadele döneminde Bursa’ya uzanan yolculuğuna dair anılarını paylaştı. Büyüklerinin uzun yıllar geride bırakmak zorunda kaldıkları topraklara dönme umuduyla yaşadığını ifade eden Bozbey, bu umudun zamanla yerleşik hayata dönüştüğünü, dedesinin ise ilerleyen yıllarda doğduğu köyü bulmak için araştırmalar yaptığını anlattı.
Bursa’nın Balkan kimliğinin çok güçlü olduğuna dikkat çeken Başkan Bozbey, kentte bir Balkan Enstitüsü kurulması fikrine de destek verdiklerini söyledi. “Balkan göçmenleri olmasaydı bugün bu kadar gelişmiş bir Bursa’dan söz edemezdik” diyen Bozbey, şehrin ekonomik ve kültürel gelişiminde Balkan ve Rumeli kökenli vatandaşların büyük payı olduğunu vurguladı. Bursa’nın ihracat gücüne de değinen Bozbey, bu başarıda göçmenlerin emeğinin göz ardı edilemeyeceğini ifade ederek, “Bursa bir göçmen şehridir. Bu şehirde barışı ve birlikte yaşam kültürünü tüm renkleriyle güçlendirmek zorundayız. Bu anlayış, Bursa’nın geleceğini daha da sağlamlaştıracaktır” diye konuştu.
CHP Bursa Milletvekili ve Balkan ve Rumeli Komisyon Başkanı Hasan Öztürk ise Balkanlar ve Rumeli’den kopmak zorunda kalan insanların geride bıraktıkları topraklara karşı tarihsel bir sorumluluk taşıdığını dile getirdi. Bursa’yı “Balkanların başkenti” olarak nitelendiren Öztürk, bu doğrultuda yerel yönetimlerin üstlendiği role dikkat çekti. Ortak geçmişin, ortak bir geleceğin inşasında önemli bir zemin sunduğunu belirten Öztürk, bu tür projelerin uzun soluklu bir sürecin başlangıcı olduğunu ifade etti.
Programda söz alan Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Barış Özdal da projenin kapsamı, hedefleri ve uygulanacak çalışmalar hakkında katılımcılara ayrıntılı bilgiler verdi.
Konuşmaların ardından projenin kapsamı ve hedefleri katılımcılarla paylaşıldı.
